Yazmasına yazarım, Hem de nasıl yazarım ; Hepiniz uyurken, Sustuklarımı mısra mısra Bilmezsiniz Ödüm kopuyor kaybolasıya; Kelimeleri Yaşamıya 26 / 10 / 2024 Saat: 04.27 Tuğba Oruç
Kayıtlar
Eylül geliyor...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ayaklarımı usulca okşayarak geçen serin rüzgarı vardı günün. Baskındı bulutlar ara ara yüzünü çıkaran güneşe karşı. Hüzünle karışık deli bi yağmuru yükleniyorlardı.. Karanlıklar uzuyor, kısalıyordu aydınlıklar... Derin düşüncelere dalınyordu gece yarıları.. Anlaşılan, yaklaşıyordu eylül ayı 30 Ağustos 2018 Tuğba Oruç.
Zaman
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Gecenin 3'ünde yazıp yazıp siliyorsam kelimelerimi, Yırtıp atıyorsam kağıtları oraya buraya Tabi bir de kendini ispatlamak da varsa serde Gayret edeceğim demektir yazmaya Ne acı içindeyim ne de katıksız mutlu Alışıyor insan zamanla yalnızlığa, büyütmüyor... Arada bi yerlerde Zamanın beni dönüştürdüğü evdeyim Tanıdık sokağın loş ışıkları vuruyor yüzüme Ne umutsuz sancılar içinde, ne de kendimi kandıracak kadar ümitli Yaşayıp gidiyorum işte Değiştirdi beni de...Benzetti kendine 11 Ocak 2019 Tuğba Oruç
İsimsiz Notlardan İlki...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kendini anlatma hevesi yoktu artık kadının. 30'ların başında bırakmıştı bu huyunu. Tanısınlardı, sevsinlerdi-sevmesinlerdi; ne olacaksa olsundu. Değişmişti, telaşı yoktu. Kendi gibi olamadığı ilişkilerde, evliliklerde duramıyordu. Toplumun dayattığı roller onu köreltiyor, tutsak ediyordu. İstediği yerde istediği şeyi yapardı. Karışılamazdı. Özgürlüğü önemliydi. Öyle çok büyük beklentileri, hırsları yoktu. Varsa var, yoksa yoktu. Paranın getirdiği tahakkümden nefret ediyordu. Hayatın boktan olduğunu biliyor ama yaşamanın güzel olduğuna inanıyordu...Tuğba Oruç