Kayıtlar

Yazmasına yazarım, Hem de nasıl yazarım ; Hepiniz uyurken, Sustuklarımı mısra mısra  Bilmezsiniz  Ödüm kopuyor kaybolasıya; Kelimeleri  Yaşamıya   26 / 10 / 2024 Saat: 04.27 Tuğba Oruç
Gecenin sessizliğiyle kovalıyorum zihnimdeki gürültüyü.  23032024

Eylül geliyor...

Ayaklarımı usulca okşayarak geçen serin rüzgarı vardı günün.    Baskındı bulutlar ara ara yüzünü çıkaran güneşe karşı. Hüzünle karışık deli bi yağmuru yükleniyorlardı.. Karanlıklar uzuyor, kısalıyordu aydınlıklar...  Derin düşüncelere dalınyordu gece yarıları.. Anlaşılan, yaklaşıyordu eylül ayı 30 Ağustos 2018 Tuğba Oruç.

Bir takım notlar...

Bazen üzerime giydiğimiz bazen de bize bize giydirilen rollerden ibaret büyük bir oyun bahcesiydi hayat. Kötüler yeterince eğleniyor, iyilerse eğleniyor taklidi yapıyordu hep. Oyunun kurallarını bilen kazanıyordu.  Aralık 2019 Tuğba Oruç

Zaman

Gecenin 3'ünde yazıp yazıp siliyorsam kelimelerimi, Yırtıp atıyorsam kağıtları oraya buraya Tabi bir de kendini ispatlamak da varsa serde Gayret edeceğim demektir yazmaya Ne acı içindeyim ne de katıksız mutlu Alışıyor insan zamanla yalnızlığa, büyütmüyor... Arada bi yerlerde Zamanın beni dönüştürdüğü evdeyim Tanıdık sokağın loş ışıkları vuruyor yüzüme Ne umutsuz sancılar içinde, ne de kendimi kandıracak kadar ümitli Yaşayıp gidiyorum işte Değiştirdi beni de...Benzetti kendine 11 Ocak 2019 Tuğba Oruç

Huzur

Okudum uyukladım Uyukladım, okudum.  Okudum, ayıldım.    Latif'le işimiz, gücümüz serserilik... Umrumuzda değil dünya!  Minicik çilekler almışlar pazardan Ayaküstü atıştırdım, acıkmışım.  Epeydir böyle huzurlu olmamıştım Ne olur, aman dokunmayın bana 03 05 2019 Tuğba Oruç

İsimsiz Notlardan İlki...

Kendini anlatma hevesi yoktu artık kadının. 30'ların başında bırakmıştı bu huyunu. Tanısınlardı, sevsinlerdi-sevmesinlerdi; ne olacaksa olsundu. Değişmişti, telaşı yoktu. Kendi gibi olamadığı ilişkilerde, evliliklerde duramıyordu. Toplumun dayattığı roller onu köreltiyor, tutsak ediyordu. İstediği yerde istediği şeyi yapardı. Karışılamazdı. Özgürlüğü önemliydi. Öyle çok büyük beklentileri, hırsları yoktu. Varsa var, yoksa yoktu. Paranın getirdiği tahakkümden nefret ediyordu. Hayatın boktan olduğunu biliyor ama yaşamanın güzel olduğuna inanıyordu...Tuğba Oruç